HER TELDEN HER RENKTEN
Her Telden Yaşam
kaplıca

Saç Dökülmesi

,

İnsan vücudunun büyük bölümü kıllarla kaplıdır. Kıllar görünüm yanında vücudun ısı dengesinin korunmasında da rol oynarlar. Gebeliğin 2. ayından itibaren üst dudak, kaş ve yanakta ilk kıl tomurcukları görünmeye başlar. Bu tomurcuklanmalar hücre kümeleri şeklinde olup 4. aydan itibaren tüm vücut yüzeylerine yayılarak artarlar.Normal bir erişkin insanda ortalama olarak 5.6 milyon civarında kıl bulunur. Bazı insanlarda kılların normalden fazla olmasına Hirsitismus denir. Kılların doğuştan yokluğuna Atrichie denir.Tamamen saçla kaplı bir başta ortalama 100.000 adet saç vardır. Bir saçın ortalama ömrü 2-7 yıl arasındadır. Bu süre sonunda saç kökünden yeni bir saç çıkmaya başlar ve eski saç dökülür.

Saç Nedir?

İnsan saçı keratin denen bir proteinden oluşur. Keratin tırnakta da bulunan dayanıklı bir maddedir. Saç epidermis denen derinin en dış tabakasının eldiven parmağı gibi deri içerisine uzanarak oluşturduğu bir kılıf içinden çıkar. Bu kılıfa dış kılıf adı verilir.Bununla saç gövdesi arasında iç kılıf bulunur. İç kılıf ile kıl arasında kütiküla bulunur. Kılı çevreleyen bu katmanlar bir arada deri içlerine uzanarak bir topuz oluştururlar. Buna bulbus (soğancık) denir.

Saç Dökülmesi / KELLİK

Kellige yol açan temel faktör
Israilli bilim adamlari, kellige yol açan temel faktörü belirledi. Journal of Investigative Dermatology dergisine göre, Israil Teknoloji Enstitüsü bilim adamlari, gelecekte uygulanabilecek bir terapiyle, vücudun savunma sistemini harekete geçirerek saç dökülmesini önleyebileceklerini açikladi. Kafa derisinde bir veya daha fazla küçük yuvarlak ve yumusak kelliklerin meydana gelmesiyle baslayan hastaliga etkili bir tedavi uygulanamadigi ve hastaligin vücuttaki bütün killarin yok olmasina neden oldugu belirtiliyor. Hastaligin, vücuttaki beyaz hücrelerin, deride saç büyümesini saglayan hücrelerin bulundugu küçük keseciklere saldirmasiyla basladigi biliniyor.

 

Arastirmacilar, insandan aldiklari hastalikli deri parçasini, bagisiklik sistemi yok edilmis farelere asiladi. Bu sekilde farelerin bagisiklik sisteminin dokuyu reddetmesi önlendi ve hastalikli deride tekrar saç büyümesinin basladigi gözlendi.

Daha sonra insan T hücrelerini, saça renk veren hücrelerden alinan protein parçalariyla karistirarak farelere enjekte eden uzmanlar, hastalikli deride saç dökülmesinin tekrar basladigini saptadi.

Bilim adamlari, protein parçalarinin antijen gibi davranarak bagisiklik sistemini saldiriya geçirdigini düsünüyor. Simdiye kadar sadece steroitle tedavi yoluna gidilen hastaligin tamamen iyilestirilemedigini belirten uzmanlar, steroitin yan etkisinin de bulunduguna isaret ediyor.

Saç dökülmesi herkesin sorunu
Kadinlarin yüzde 40'i, erkeklerin ise yaklasik yüzde 50'si yasamlarinin bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yasiyorlar.

Ankara Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dali Ögretim Üyesi Prof.Dr. Cengizhan Erdem, kadin ve erkeklerde saç dökülmelerinin en sik rastlanan nedeninin, androjen (erkeklik) hormonlari, yas ve genetik özellikler sonucu ortaya çikan (Androgenetik) saç dökülmeleri olduguna dikkati çekti.

"Kadinlarin yüzde 40'i, erkeklerin ise yaklasik yüzde 50'si, yasamlarinin bir bölümünde bu tür saç dökülmesi ile karsi karsiya kalirlar" diyen Prof. Dr. Cengizhan Erdem, 40-50 yaslari arasinda her 10 erkekten 4'ünde belirgin bir saç kaybi bulundugunu, androgenetik saç dökülmesinin 10'lu, 20'li ya da 30'lu yaslarda da baslayabildigini kaydetti.

Saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir. Erkeklerde daha sık olarak görülen saç dökülmesi, 25 yaşına kadar erkeklerin %25'ini, 40 yaşına kadar %40'ını, 50 yaşına kadar %50'sini etkiler.
Saç dökülmesinin tedavisine geçmeden önce, saç dökülmesinin tipi mutlaka bir uzman hekim tarafından incelenmelidir. Zira bir çok hastalık, bir çok hormonal, metobolik ve besinsel etkiler ile saç dökülmesi oluşabilir. Bunlar ortadan kaldırılmadan %100 tedavi hiçbir zaman mümküm olmaz.

Dökülme ve tedavisi

Stres, yorgunluk, ilaç kullanimi, hamilelik, menopoz, kalitimsal sorunlar, mevsim degisiklikleri gibi sorunlar saç dökülmesinin nedenleri arasinda gösterilebilir.

ERKEK
Erkeklerde saç dökülmesi daha çok hormonal sorunlardan kaynaklanir. Çok daha hizli seyrettigi için tedavide çabuk davranmak esastir. Çünkü saç dökülmesine sebep olan enzimler, normalde 3-4 yil olan saçin yasam süresini 1-2 yila indirir. Bu yüzden yeni saçlarin olusum süreleri kisalir ve onlar da saglikli olmaz. Bu sürecin sonucunda saç dokusu giderek güçsüzleşir ve sonunda ölür.

Erkeklerde saç dökülmeleri önlemek için lokal tedaviler, uygun vitaminler ve ek olarak stresi azaltacak ilaçlar tercih edilir, hormon tedavisi ise özel durumlar disinda önerilmez..

KADIN
Kadinlardaki erkek tipi saç dökülmesi çogunlukla 18-44 yaslari arasinda görülür. Dökülmeyi baslatan nedenin temelinde genellikle büyük bir stres ya da gerginlik yatar. Ilk belirtileri saçlarin güçsüzlesmesi, incelmesi ve tepeden yavas yavas baslayan dökülmelerdir. Ancak kadinlarda erkeklerdeki gibi tam bir kellik çok nadir görülür. Saç dökülmesinin yani sira deride yag bezlerinin çalismasini bozan bir hastalik görülebilir. Bu durumda bir hormon ölçümü yaptirmaniz gerekir.


Kellik sorunlarina karsi günümüzde saç ekimi operasyonlari basariyla uygulaniyor. Basin bir bölümünden alinan saçlarin eksik olan bölgeye transferi olarak anlatabilecigimiz bu cerrahi islemden günümüzde oldukça basarili ve kalici sonuçlar elde ediliyor.


ISIRGAN OTU
Bildiğimiz
ısırgan otu da, piyasadaki bir çok doğal saç ilacının içinde bulunur. Erkeklik hormonu testosteron'un erkek tipi saç dökülmesine neden olan dehidrotestosterona (DHT) çeviren 5-Alfa-Reduktase enzimini bloke etmeye yardımcı olur.
Isırgan otu, bazı herbalistler tarafından Saw Palmetto'dan da daha güçlü bir DHT
-blokeri olarak kabul edilir.
Ne varki, ısırgan otu da saw palmetto gibi bazı ilaçlarla ters etkileşim yapabilir. Tansiyon
ilaçları, diyabet ilaçları veya sakinleştirici ilaç kullanıyorsanız ısırgan otu almadan
mutlaka doktorunuza danışın.
Ancak Saw Palmetto dan farklı olarak,
saç dökülmesinden muzdarip kadınlar da ısırgan
otlu saç ilaçları kullanabilirlar.

ÇİNKO

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde,
çinko takviyesi yapılan hayvanlarda tüylenme/kıllanma gözlendiği, çinkosuz bir diyetle beslenen hayvanların ise tüylerinin döküldüğü gözlendi. Yeteri derecede çinko alınmadığında saç protein yapısında değişiklik olduğu keşfedildi. İnsanlarda önemli miktarda çinko noksanlığının saç dökülmesi ve kafaderisinde problemlere yol açtığı, yeterli çinko takviyesi yapıldığında bu durumun da tersine döndüğü görülmüş.

Çinko da yine saçların kırlaşmasını durduran minerallerden biri. Bir yıl boyunca çinko alan bir doktor, kırlaşmış saçlarını yeniden eski rengine döndürmeyi başarmış. Buğday en zengin çino kaynaklarından biridir. Yine çinko açısından zengin olan besinler: kabak çekirdieği, istiridye, midye, karides, yumurta sarısı.



Tweet kaplicam.tr.gg