HER TELDEN HER RENKTEN
Her Telden Yaşam
kaplıca

KAPLICA(dhavlos)K.K.T.C

 
 

                       

 

 


 Kaplıca köyü,
1974 e kadar adı Dhavlos Tu ,1974 'te Türkiye 'den göçmenlerin gelmesi ile adını denizden çıkan sudan aldıgı söylenir,aslında bana kalırsa sahilde bulunan bir otelin banyoloarı olan yerin varlıgından buranın ılıca oldugunu düşünerek kaplıca adını vermişler.
 Kaplıca köyüne yerleşen göçmenler,karadenizin çaykara uzuntarla köyünden alınıp buraya kadar yerleştirildi.ORANIN ahalisinin özelligi ise yunanca ile türkçe karışımı bir ana dillerinin olması,adaya yerleştikten sonra bu dili yeni nesile aktarılmadıgını belirtmek isterim,ana dil Türkçe şuanda,nufusu artı,okuyan nesil çogaldı,köylüler herzaman savaş çıkacak endişesi ile uzun zaman evlerini bile tamir etmezken yeni nesil yeni evler yapıp ,bu adanın yerleşimcisi oldu,eskiler yAZ oldumu eski vatanlarına yaylalara çıkıyor ,Türkiyeye o yemyeşil yaylalarına çaykara' ya dönüyorlar,köyün genç nufusu adanın çeşitli yerlerinde çalıştıkları için hafta içi ,köy boş gibi,hafta sonu herkes köye dönünce cıvıl cıvıl oluyor.Kaplıca nın eski Rum köylüleri de arada gelip hasret gideriyorlar...Kaplıca köyünde dagal bir manzara var,kuzeyinde deniz ,güneyinde beş parmak dagları yeşil ormanları bulunmakta,köy ,bir platonun üstüne kurulmuş ,denizden daga dogru yukarı çıkılır ve insana iyi bir spor yaptırır,denizden köye girerken yemyeşil çamlarla kapalı yoluna girersiniz,yolun her iki tarafına çam oldugundan tünel gibi köye girersiniz,ortasında yeni yapılmış camisi var,camiyi yardımlar ve arapların,devletin işbirligi ile yapıldı,köyün çıkışında eski rumların kiliseside bulunmakta,köy yıllar geçtikçe,büyümekte ve yenilenmekte.Köyün kuzeye bakan kısmında sol tarafında karavan ve otel,yeme içme yeri yapıldı,turizime açık,sag tarafında liman ve üst kısmında da mavi otel açıldı.Çevrelerde de yeni yerleşenler,kışın yemyeşil bir güzellige bürünürken kış soguk geçer,yazsa bunaltıcı bir sıcagı vardır.
Bir ilkokulu da bulunmakta,köy içinde de eskiden kalma oteli ,köylü kullanmakta altı kahve,üstede kalanlar var,köyün bir de kooperatifi var,onun altında da bir dönerci açıldı,limanın sag üstünde de balık lokantası var palmiye resttorantı var,oldukça güzel bir köy,olmasakta kalmasakta o köy bizim köyümüz...:).Turizim açısından gelişen ,gelenlere iyi bir konfor sunabilecek yataklı oteli ve denizinden faydalanabilecek. Köyün limanından balıkçılık yapan köylüler var..Eskisi gibi balık çıkmasada ,balıkçılık eski nazaran yeni teknoloji ile yapılmakta,el oltası,cikla,dalıp avlama,vs. avlama türleri yapılmakta,köyde çifçilik yapılmakta,inek ,koyun,beslemekte,arazide zeytin,keçi boynuzu (harnup)yetiştiriliyor,uzun zamandır kuraklık ve bakımsız kalan agaçlardan ne kaldıysa..Ormanlık alan çogaldıgı içinde tarıma elverişli yerlerde tükenmekte.Kaplıca köyünün birde spor kulubü var,oldukça iyi ,kendileri trabzon sporlu oldukları için
 
https://www.facebook.com/groups/karadeniz61spor/  kulubu var..

onlar trabzonlu sporcular...
Bu linklerde köyle ilgil diger linkler,
https://www.facebook.com/pages/Kapl%C4%B1ca-Famagusta-Cyprus/110238662327581
https://www.facebook.com/groups/352073054826440/

https://www.facebook.com/groups/202037166504418/

https://www.facebook.com/groups/19280056156/
https://www.facebook.com/groups/kaplicabeach/
BİR GENERALİN KALEMİNDEN KAPLICA… : Kaplıca doğal limanında, İngiliz Sömürge Dönemi’nin en güzel örneklerinden sayılan bir harub ambarı bulunmakta… Bu bölgeyi ziyaret eden General Louis Palma di Cesnola, burada bulunan harabelere ilişkin izlenimlerini 1887 yılında yayınladığı kitabında şu şekilde anlatmış:“Flamudi (Mersinlik) köyünden 20 dakika doğuda adı DAULOS (Davlos - Kaplıca) olan bir burun vardır ki modern coğrafyacılar burasını Aphrodisium olarak işaretlemişlerdir. Ancak muhtemelen bu kalıntılar Davlos’un 25 dakika doğusundadır. Buradaki harabelerin yanında bariz şekilde görülen bir liman ve dalgakıran vardır. Ayrıca sahilden birkaç yüz yarda içerde geniş bir alana yayılan bir şehre ait Korint sutun başlıkları ve mermer ile mavi granitten yapılmış oluklu sütunlar yarı yarıya toprakla örtülüdür.”Demiş General Louis Palma di Cesnola. Gerçekten arkeolojik olarak bölge çok zengin arkeologlar buraya gelip çalışma yapsalar günışığına çok değerli parçaları çıkarabilirler.” 
kaplıca köy limanı
 

kaplıca limanı



 
sahildeki kilise,


kilisenin altında iki tane koy var ve çok güzel yüzme yeridir,iyi piknik yapılır..


kaplıca köyü limanın dan görüntü




mavi otelden sonra palmiye restoranta ugrarsınız


restorantın hemen yanında yuvarlak otel var sonra güneye dogru köye girersiniz

köyün sol kısmı kuzeye bakan kısmında da başka plaj var .burda da otel ve karavan yeri var

kaplıca turizim bu işle ugraşıyor

kaplıca sahili plaj ve otel







çadır ve karavanlada kalabileceginiz bir ortamı bulunmakta,daha ayrıntı istenirse verilen linklerden ayrıntılı bilgi
alınabilir.








köye giriyorsunuz ve ilerliyorsunuz,

yukarı çıkıyor,köyün bir başka eski oteli de arabaların oldugu yerde yanında ilkokul bulunmakta



yukarı çıkıldıkça solda çocuk parkı yanda market bulabilirsiniz



kaplıca köy camisi

 Kaplıca  köyü , KKTC’nin  kuzeyinde , deniz  ve  ormanla  içiçe,  köy  halkının  tamamı  Trabzon  ili  Çaykara  ilçesi  uzun  tarla  köyünden  1975  yılında   göçmen  olarak  Kaplıcaya  yerleştiler.

Kaplıca  köylüleri,  Trabzonda  hemen  hemen  bütün  evlerde  Hafız  yetiştirip TC’nin  değişik  şehir  ve  köylerine  hoca  olarak  göreve  giderlerdi. Belli  bir  dini  bilgi  birikimine  sahip,  oldukları  için  ve  Kaplıca  köyünde , caminin  bulunmayışından  dolayı  köye  yeni  ve  büyük  bir  cami  yapma  ihtiyacı  duymuşlardır. Bu  kararlılıkta  maddi  imkanlardan  yoksun  köylüler , 1983  yılında  Kaplıca  köyü  cami  yaptırma ve  yaşatma  derneğini  kurarak  göreve  başladılar. Tamamen  kendi  imkanları  ve  imece  usulüne  dayalı  ve  bu  noktada  örnek  alınacak  tam  bir  dayanışma  içerisinde  camimizin  temelleri 1984’te  atılmış  ve  1988  yılında  dönemin  KKTC  Cumhurbaşkanı’nın  da  büyük  yardımlarıyla  ,tam  dört( 4) yıl  sonunda  tamamlanmıştır.

Camimizin  adı Kaplıca  köyü  cami  yaptırma  ve  yaşatma  derneği  ve  köy  ihtiyar  heyetinin  ortak  görüşleriyle  camimize  ve  üyelerimize  yardımlarını  esirgemeyen  dönemin cumhurbaşkanı Rauf Raif  Denktaş’ın  ismi  verilmiştir, ve  açılışını  da  kendisi  yapmıştır.

Rauf Raif Denktaş  camisi,  Kaplıca  köyünün  tam  ortasında  4 dönüm,  arazi  üzerinde  67  adet  temel  direklerine  oturtulmuş  ve  bina  400 m2  olarak içi 196 m2 erkek 56 m2 bayan  45 m2 kıraathane  18 m2 malzeme  odası  ve  45m2 misafirhaneden  oluşmaktadır. Ayrıca  erkek  ve  bayan  tuvaleti  ve  kubbeli  altı(6)  çeşmeden  oluşan  şadırvanı  ve  tek  şerefeli  33  m uzunluğunda  bir  minaresi  bulunmaktadır.

Kaplıca  Rauf  Raif  Denktaş  camisi  120  hanelik  bir  köye  hizmet  etmekte  ve  ihtiyaçları  halen  Kaplıca  köyü  cami  yaptırma  ve  yaşatma  derneği  tarafından  karşılanmaktadır. Ayni  anda  erkekler  bölümü  300  cemaat  kadınlar  bölümü  120  cemaate  hizmet  verebilir  kapasitededir.







kaplica RAUF Raif Denktaş cami



NE SAVAŞLAR GÖRDÜ KANTARA KALESİ… : Girne Dağları üzerindeki üç kaleden biri olan ve yaklaşık 700 metre yükseklikteki Kantara Kalesi, Mesarya ovasını ve Karpaz yarımadasına girişi kontrol eden bir konumda. St.Hilarion ve Buffavento kaleleri gibi Arap akınlarının sonrasında Bizanslılar tarafından inşa edildiği tahmin edilse de,yazılı kaynaklarda ilk kez Aslan Yürekli Richard’ın Kıbrıs’ı ele geçirdiği 1191 yılında kaleden söz edilmektedir. Sahtekarlıkla kendini Kıbrıs kralı ilan eden Isaac Comnenus, Richard’ın emrine giren eski Filistin kralı Guy De Lusignan’a yenilince bu kaleye sığınır. Kaçmaya çalışırken yakalanıp, Karpaz bölgesinde esir edilir. Kalenin adı Lüzinyan ve Venedik devirlerinde duyulmaktadır. Bu devirlerde bir çok savaşa sahne olan Kantara Kalesi, Cenevizlilerin 1373’te Lefkoşa ve Mağusa’yı işgal etmelerine rağmen, Kral I.Peter taraftarlarının elinde kalmıştır. Kıbrıs Kralı I.Peter'in kardeşi Prens John'un, Cenevizlilerin elinde tutsak iken kaçarak kaleye sığındığı bilinir. Kale 1391 yılında, Kral James tarafından surlarla çevrilir. 

Venediklilerin adayı ele geçirmesinden sonra, denizden uzak diğer kaleler gibi bu kale de askerden arındırılarak eski önemini yitirir. Kalede savunma yeri, asker odaları, su sarnıcı, tonozlu odalar, işaret kulesi gibi bölümler bulunur. 
Haftasonunda ailenizle birlikte tarihe ve doğaya tatlı bir yürüyüş yapmak istiyorsanız bu bölge size hitap ediyor kaçırmayın. 
Murat BODUR(
http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=104738) alıntı yapılmıştır..


kantara kalesi kaplıca köyünün güney kısmında beşparmak kısmında ,kale köyü kucaklamış şekildedir


kaplıca köy limanı ve mavi otel

 










Tweet kaplicam.tr.gg